4 Aralık 2015 Cuma

Boş İşçinin Günlüğü #2

"Hayırdır?Ayda bir uğrar oldun buralara.34 gün!Koskoca  otuz dört gündür bir şeyleri yazmayı bırak uğradığın bile yok şu topraklara!
Her yazı yükleyince saat başı yorumları kontrol ettiğin,biri yorum yazınca ilkokul bebesi gibi sevinç çığlıkları attığın yere,hep "ruhunu ektiğin tarla"olarak görüp felsefe yaptığın evine, kapıdan uğruyormuş gibi bile yapmadın be!
Ne bir açıklama,ne bir özür.Al,"yoldaş taneciklerin"sana küsmüş olsunlar,hiç yorum yapmasınlar da gör!"
diye kafamın içinde sürekli öten 6 yaşındaki iç sesimi susturmaya çalışıyorum bu aralar ama susmuyor.

Alışamadığım yeni bir ortama,hazırlanması gereken sunu planlarına,teslim tarihleri geçmek üzere olan projelere,Esra Erolumsu havayla aralarını düzeltmeye çalıştığım iki arkadaşa,Güzin ablalık yaptığım dertli yavruların sorunlarına eklenip kafamın içindeki kaosa dahil oluyor.Bazen de aralarından sıyrılıp çığlıklar atıyor ki işte o zaman kafamı koparıp atmak istiyorum.
Çünkü içten içe haklı olabileceğini biliyorum; beni tanımadan şakalarıma gülen,tüm saçmalıklarıma rağmen beni bırakmayan ve belki de beni gerçekten seven bu insanları kaybetmek istemiyorum.


Bu aralar ne yapacağımı,ne diyeceğimi geçtim ne düşüneceğimi bile bilmiyorum ki gelip sana bir şeyler anlatabileyim.

Yeni yeni bir yere alışmaya,insanlarla tanışmaya çalışıyorum.
Ha,bir de tanıdığımı sandığım insanların kim olduğunu görebiliyorum ki en kötüsü de bu.Durup durup kendime kızıyorum,bas bas nasıl biri olduklarını bağıran bu insanları nasıl oldu da bunca yıl tanıyamadım ben?

Sonra "neyse beni bırak şimdi de,senden ne haber?"demek istiyorum ama bana cevap vermezsin diye çok korkuyorum.Seni çok ihmal ettim biliyorum ama yüzsüz yüzsüz de gelip "Seni çok özlediim!"diye çığlık atıyorum.

Ya böyle işte.
Uykusuz,asık suratlı,bol bol ineklemesi gereken,taze kazık yemiş,dert anası,üstüne bir de grip olmuş huysuz mu huysuz bir Ivır'ım bu aralar.

Belki şimdi umursamadan çekip gideceksin,belki de hiç okumaya dahi tenezzül etmedin bu yazıyı, ama yine de bil istiyorum;ben seni çok seviyorum.

İyiki varsın!

Ayrıca buraya kadar da okuduysan "Helal olsun"deyip seni yılın Güzin Ablası ilan ediyorum.Çünkü bu kadar iğrenç,dertli bir yazıyı sonuna kadar okumak her baba yiğidin harcı değil.

5 yorum:

  1. Hepimizin dönem dönem blogdan uzaklaştığı anlar oluyor sanırım.. Bir dönem hiç ayağım çekmemişti bloga gelmeyi :(( Ah o insanlar... O tanıdığımızı sandıklarımız sayesinde "tecrübe sahibi" olduk işte :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef:( bazı şeyler kafa duvara çarpılmadan öğrenilmiyor

      Sil
  2. Omo resmen aynı şeyleri yaşıyorum. Bir dönemde iki farklı okul değiştirdim alışamıyorum, sınav yaklaşıyor, uyum mu sağlayayım ders mi çalışayım, bilmiyorum. Bloga haftada bir belki uğrayabiliyordum.Seni gayet iyi anlıyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben hala atlatabildim sayılmaz:(
      Ama rahatladım şu anda biliyor musun ilk defa ne hissettiğim anlayan birine denk geliyorum:)

      Sil
    2. Ben hala atlatabildim sayılmaz:(
      Ama rahatladım şu anda biliyor musun ilk defa ne hissettiğim anlayan birine denk geliyorum:)

      Sil

Fikirlerin benim için çok değerli,belirttiğin için teşekkürler!Sana en kısa zamanda döneceğim:)

Tasarım:Sawako Kuronuma